Finans
Kategori Finans
ABD'de gençlerin online davranış alışkanlıklarını tespit amacıyla yapılan araştırmaya göre, gençler Facebook'u 'Çok yetişkin' ve 'Çok acıklı' buluyor...
 
Ülke genelinde 802 ebeveyn ve 802 gencin katılımıyla 26 Temmuz-26 Eylül 2012 arasında yapılan araştırmada, gençlerin internette kendi itibarlarını korumaya çalışırken bile haklarında çok fazla kişisel bilgi paylaştıklarına dikkat çekildi.
 
Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 94'ünün Facebook, yüzde 26'sının Twitter hesabı olduğu, Twitter hesabı olanların oranının 2011'e göre yüzde 12 arttığı belirtildi. 
 
Twitter kullanıcısı gençlerin yüzde 60'ından fazlasının hesaplarının herkes tarafından görülebildiği, bunun aileler açısından endişeli bir durum olabileceğine işaret edilen araştırmada, gençlerin sadece dörtte birinin Twitter hesaplarını kişiselleştirdiği, yüzde 12'sinin ise hesaplarının açık veya gizli olup olmadığını bilmediği kaydedildi.
 
Sosyal medyayı kullanan gençlerin yüzde 90'ından fazlasının 2006'da fotoğraflarının hesaplarında paylaşma oranının yüzde 79 olduğuna dikkat çekilen araştırmada, aynı dönemde her 10 kişiden 7'sinin yaşadığı kenti kapattığı bildirildi.
 
Araştırmada, gençler Facebook'u "çok yetişkin" ve duygusal ve trajik paylaşımlar nedeniyle "çok acıklı" bulduğu, Facebook hesabı olan gençlerin bile zamanlarının çoğunu Twitter kullanarak geçirdiği belirtildi.
 
Araştırmayı yapan Pew Araştırmalar Merkezi'nden Amanda Lenhart, gençlerin Facebook hesabı olmasına rağmen zamanlarının çoğunu Twitter, Instagram ve Tumblr mecralarında harcadığını belirtti.
 
Kaynak:bugun.com.tr
 
Kategori Finans
Cari açığı düşürmek için internet teknolijisine yönelik şirket kurup birkaç yılda önemli bir girişimci olmanın formülünü anlatan Galata Melek Yatırımcılar Başkanı Emre Kurttepeli, "İyi iş fikirlerine kısa zamanda destek oluyoruz. Türkiye bu konuda henüz işlenmemiş maden. Önümüz çok açık" diyor.
 
 Melek yatırımcıyı, "Girişimciler, çölde susuz kalırlarsa onları devemize bindirip vahaya götürüyoruz" diye tanımlayan Kurttepeli, facebook ile google'ın melek yatırımcısı Michael Parekh'i İstanbul'a getirip girişimcilerle tanıştırdı. İpragaz'ın veliahtı olmasına rağmen  kendi işini yapan Kurtdereli, ilk şirketini Koç'a 7.5 milyon dolara sattı.  
 
 
Ekonomide ve iş dünyasında her söz dönüp dolaşıp, cari açığın nasıl düşürüleceğine bağlanıyor.  Enerjiye bağımlılık faturasını düşürmek için her yol denenirken,  yüksek katma değerli ürün ve marka üreterek de ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 80- 90'lara çıkarılması hedefleniyor.
 
Bu hayali kurmak iyi de gerçekleştirmesi o kadar kolay değil.  İşte bu noktada ABD'de yıllardır işleyen teknolojik marka üreten ekosistemin en önemli ayağı olan ve "iyi fikirleri" iş projesine dönüştüren "Melek Yatırımcı" kavramı, bizde de çok konuşuluyor.
Yeni girişimcilere sermaye verme riskini üstlenen melek yatırımcılar için özel bir yasa da çıkarıldı. Teşvikler de sağlanıyor.      
 
Babacan çok güveniyor
 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, meleklere çok güveniyor. Onlarla ilgili toplantıları da kaçırmıyor. Geçenlerde, Türkiye'nin ilk ve önde gelen melek yatırım organizasyonu Galata İş Melekleri'nin konferansına da gitti. Yenilikçi fikir sahibi Türk ve yabancı girişimcileri bir araya getiren ve ülkemize yatırımcı girişini artırmayı hedefleyen konferans, yabancı yatırımcıların Türkiye'yi daha yakından tanımalarına fırsat verdi.
 
Biz de "Şu melek yatırımcı meselesi nedir? Neler yaparlar?" sorularına cevap aramak için bu konferansı düzenleyen Galata İş Melekleri Başkanı Emre Kurttepeli ile bir söyleşi yaptık. İyi bir iş fikriniz varsa, nasıl sermaye bulacağınızı Kurttepeli'den öğrenme fırsatını yakalayabilirsiniz.
-
Türkiye işlenmemiş bir maden
 
Emre Bey,  teknoloji ve internetle yapılan işler çok moda. Türkiye'de ne gibi potansiyeller var?
 
Gerçekten teknoloji ve internet için Türkiye işlenmemiş bir maden durumunda. Türkiye ve dünya da bunun farkına yeni varıyor. Burada melek yatırımcılık çok önemli. Melek yatırımcı sayısının artması gerekiyor. ABD'ye baktığımızda 300 binin üzerinde internet melek yatırımcısı var ve 23 milyar dolar yatırımları olmuş. ABD'de her gün 180 tane girişimci melek yatırımcılardan para alıyor.  Avrupa'da ise bu sayı daha az. 70 bin melek yatırımcı var ve 2012'de 5 milyar dolar yatırım yapmışlar.
 
Modeli yeni keşfettik
 
Bizde ne kadar melek yatırımcı var?
 
Türkiye'ye baktığımızda, melek yatırımcı sayısı 150-200 arasında ve yatırım seviyesi ise 10 milyon dolar. Türkiye bu modeli yeni keşfetti ancak melek yatırımcı sayısının hızla artacağına inanıyoruz. Yatırım miktarının da 100 milyon dolar seviyesine çıkacağını öngörüyoruz. Genç nüfus dinamiklerinin ve geleceğin yaratılması için melek yatırımcılık büyük önem taşıyor.  Biz Galata İş Melekleri olarak geçtiğimiz yıl 600 başvuru aldık. 110 tanesi ile görüştük, 40 girişimciyi Academy bölümüne yönlendirdik ve 11 tanesine yatırım yaptık. Toplam yatırım tutarımız 2.5 milyon dolar.
Bu sayılar çok az. Sayıların artması için mi Facebook ve Google'ın yatırımcısı Michael Parekh'i de konuk olarak çağırdınız?
Evet, onu buradaki yatırımcılarla tanıştırdık. Parekh'in de Türkiye ile ilgili bir fikri oluşsun istedik. Onun gibi daha birçok değerli konuğumuz vardı.
 
İpragaz'ı bıraktı kendi işini kurdu
 
Babanız Yücel Kurttepeli İpragaz'ın sahibi. Siz de onun veliahtı sayılıyorsunuz. O hazır işi yapmak yerine neden melek yatırımcı oldunuz? 
 
İpragaz'da ABD'den döndüğümde birkaç yıl çalıştım. Ama benim ilgim internet ve internetle ilgili teknolojiler üzerineydi. Babam da beni fazla zorlamadı. Kendi istediğim alanda çalışmak beni daha mutlu etti ve ediyor. 
 
Yatırımcıları da eğitmek lazım
 
Sizce, melek yatırımcılık konusu Türkiye'de çok iyi anlaşıldı mı?
 
Yatırımcılık konsepti Türkiye'de uzun zamandır var. Yatırımcılığın 'melek' tarafı biraz kafa karıştırıyor.  Özellikle son dönemde internet ve teknoloji firmaları ki bu firmaların ne özelliği var? Sermaye ağırlıklı değil, beyin ve insan ağırlıklı  bunlar. İkincisi çok hızlı büyüyüp bir yere gelerek yok olma riskini taşıyorlar. İşte melek yatırımcılar, o sırada devreye giriyor.  O zaman da yatırımcı profili değişiyor.
 
Yatırımcı profilini sizler mi değiştiriyorsunuz?
 
Şöyle bir yatırımcı ortaya çıkıyor. Artık hakim olan yatırımcı değil. Türkler içgüdüsel olarak hep, belki eski jenerasyonlardan gelenler özellikle, "Ben firmanın sahibiyim veya değilim" mantığıyla yaklaşıyordu. O yüzden Türklerin alışık olmadığı bir durum var. Bence, yatırımcıların da yavaş yavaş eğitilmesi gereken bir durum söz konusu.
 
Yeni iş  ve yeni bir patron modeli mi çıkıyor?
 
Evet.  O yüzden de yeni iş modellerini eski yatırımcıların desteklediklerini görmediğimiz gibi onlardan daha çok para kazananları da yeni tip yatırımcı olarak görüyoruz. Bu aslında tüm dünyada da böyle.
 
Tamam da patronları nasıl eğitmeyi düşünüyorsunuz?
 
Herkes kendi neslinin özellikleriyle yaşıyor. Ben eski patronlardan çok onların çocukları ve yeni nesil girişimcilere destek olunması gerektiğini düşünüyorum. Onların önünün açılması lazım. Belki arada uçurum var ama onu kapatabilirler. Mesela, benim oğlum da benden çok daha donanımlı, daha dünya insanı olacak.
 
Önemli olan bu sistemi teşvik edip, sermaye enjekte edilmesini sağlamak. Eski patronlardan da destek verenler olduğunu görüyorum.
 
 
 
İlk şirketini 7,5 milyon $’a Koç’a sattı
 
Siz bu işe nasıl girdiniz? Hatırladığım kadarıyla Mynet'i kurmuştunuz değil mi?
 
Evet. 1999'da kurduk, hatta ondan önce Fornet vardı. 1996'da fon ettiğim bir firmaydı. Bir ortağımla 180 bin dolar harcamıştık. 3 yıl sonra da Koç Holding'e 7.5 milyon dolara satıldı. Türkçe konuşmak isteyenler için lokalleşme gereği vardı, o yüzden de Mynet'i kurdum. İlk e-maille başladık.
 
Neden adını Türkçe değil de Mynet koydunuz?
 
Hep  sorarlardı, neden adı Mynet diye.  Çünkü, dünyada iş yapıyorsunuz, Abdurrahman.com dediğiniz zaman telefonda bile zordu. Yanlış anlaşılma olunca yanlış e-mail gidiyor. Onun için İngilizce üniversal bir isim seçmiştik. Şu anda 18 milyon ziyaretçisi vardır Mynet'in. Çok değişti, haberden e- mail'e kadar her şey vardı. Şu anda yüzde 40'ı Tiger Global diye bir ABD'li fona ait.
 
Şu anda Mynet'i birisi almak istese fiyatı ne olur?
 
Firmayı ancak daha ileriye götürecek teknolojik bir stratejik yatırımcıya satarım veya satmayı düşünürüm. Mynet'e yaklaşık harcanan para 2.5 milyon doları buldu.  Fornet'ten aldığım paranın büyük bölümünü bu işe yatırdım. Yani kendi kendime "melek yatırımcılık" yaptım. Geriye dönüp baktığımda o para bende olmasaydı bugün Mynet yoktu.
 
 
Melek, çölde susuz kalan şirketi vahaya taşır
 
Melek yatırımcılar, teknolojik şirketlerde ne zaman devreye girmeli?
 
İlk başlangıcı yaptıktan sonra belli bir noktaya ulaşıncaya kadar olan o sürece biz yatırımcılar, "Ölüm Vadisi" diyoruz. Çünkü, bir internet şirketini kurduktan sonra susuz yürümek zorundasınız epeyce süre. İşte o noktada da bir melek yatırımcı, işin "Deve"si oluyor ve girişimciye o çölü geçiriyor.
 
Sonra da vahaya mı çıkıyorsunuz?
 
Evet. Firma, vahaya geldiği zaman da birçok şirket "Ben buna yatırım yapmalıyım" demeye başlıyor zaten. İki element var. Bir finansal kaynak yaratıyorsunuz, devede iken su. Peki vaha nerede? Mesafe belli değil. İşte melek yatırımcının bir özelliği de mentorlük.  Girişimcilik gerçekten çok zor bir iş. Ben o zaman İntel'in kurucusu Andy Grown'nun  bir kitabı vardı. Adı "Sadece Paranoyaklar Ayakta Kalır" idi. İşte o dönemlerde yanınızda yürüyecek, moralinizi düzeltecek insanlara ihtiyaç var. O nedenle iyi melek yatırımcının aynı zamanda hangi sektörde olacaksa uzman da olması gerekiyor.  Mesela, imkanım da olsa ben emlak sektöründe çok iyi bir yatırımcı olamam.  Sadece finansör olabilirim.
 
Lisans olmadan bu iş yapılamaz
 
Bu melekler, neden şirketlere bu iyiliği yapıyor?
 
İki sebebi var bunun. İlk sebebi finansal, tabii ki onlar da bir getiri peşinde. Korkunç bir manevi tatmin de var. Şu anda bu getiriler çok değişik oluyor
Ama bankaya koyduğunuz ya da borsa şirketlerinden hisse aldığınızdan çok daha yüksek.  ABD'de yüzde 11- 12 yıllık getirisi var. Bunu iyi yapanlar daha yüksek oranda alabiliyor.
 
Peki sizlere hükümet "O paraları nereden buldunuz?" denilmiyor mu?
 
Hayır. Şahsi yatırımlar olduğu için kendi birikimlerinizi kullanıyorsunuz.
 
Bir denetim yok mu?
 
Şahsi olarak denetim var tabii ki. Lisans alıyorsun öncelikle. Lisans almadan olmuyor. Bu işi yapmaya ehil kişi olarak belirliyor lisans. Beyin gücü ile değer yarattığınız için risk alıyorsunuz. Mesela, Steve Jobs öldü ama kurucusu olduğu Apple devam ediyor. Ona bir şey olmuyor.
 
 
Küresel markalar için zaman lazım
 
Türkiye'de de iş mobil teknolojilere kayıyorsa, cari açığı kapatmak için Facebook, Google, Apple benzeri markalar ne zaman ortaya çıkar?
 
Bütün bu markaların arkasında melek yatırımcılar vardı. Türkiye'de henüz bu gibi ekosistemler çok yeni.  Bunun harekete geçirilmesi lazım. Çünkü finans araçları, çok işlemiyor. Yurt dışı fonlar şu anda Türkiye'de çok aktif ama buraya geldikleri zaman hep aradıkları firmalar, belli ciroya ulaşmış, belli boyuttaki firmalar. O yüzden melek yatırımcıların dönemi başlıyor. ABD'nin şu andaki en büyük 1000 firmasına bakınca 700 - 720 tanesi melek yatırımcı kullanarak bu noktalara gelmiş. En az 15 - 20 yılda gelmişler. Mobil, internet, nano teknoloji, ilaç firmaları bunlar.  Bizim önümüzde de bir süreç var.
 
Küçük sermayeler büyük işlere dönüşüyor
 
Türkiye'de pazar nerede? Genç girişimciler neler yapmalı?
 
Ağırlıklı olarak gençler internet ve teknoloji alanında bir şeyler yapmak istiyor. Çünkü, önü açık ve büyük para gerektirmiyor. Bence doğru sektör hala bu. İkinci olarak servis sektörünü söyleyebilirim. Temizlik firmasından güvenliğe ve gıda firması kurmaya kadar gidiyor. Bütün bunlar küçük kapitalle çok büyük işler yapılabilecek alanlar.  Onun için bizim de daha çok katma değer üreten yapılara geçmemiz lazım.  Bu nesle çok güveniyorum, çok iyi eğitimliler ve dünya görmüşler. Bugün yılda 60 - 70 bin genç yurt dışı tahsile gidiyor.
 
Yurt dışına gidenleri beyin göçü saymıyor musunuz?
 
Dünyayı görüp dünyada global şirketlerde çalışıyorlar. Eskiden beyin göçü olanlar şimdi tersine döndü. Türkiye'ye geliyorlar ve burada şirketler kuruyorlar. Bu çok sevindirici bir gelişme. Ben bu jenerasyonla etki yaratacak global şirketlerin öne çıkacağını düşünüyorum.
 
 
RÖPORTAJ: PERİHAN ÇAKIROĞLU - BUGÜN GAZETESİ
 
Kategori Finans

 

Dünya Kadın Girişimciler Platformu'na Türk başkan
Uluslararası arenada kadın girişimcileri desteklemek amacıyla 2006 yılında Amsterdam’da açılış lansmanı yapılan ve Paris’de merkezi bulunan NEWWW Dünya Kadın Girişimciler Platformu’nda ilk kez bir Türk kadını başkanlık yapıyor.
 
NEWWW Dünya Kadın Girişimciler Platformu Başkanı Emel Efe Göksel, ekonomik, ticari ve dış ticaret mevzuatı hakkında kadın girişimcilerin uluslararası arenada birbirleri ile bağlantıda kalarak, yeni kapılar açmak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
 
Dernek olarak her yıl farklı ülkelerde minimum iki toplantıyla, KOBİ kadınlarının biraraya geldiğini belirten Emel Efe Göksel şöyle devam etti: “Bu yıl Quebec ve Tunus iş kadınlarıyla buluşacağız. Bu buluşmalarda networking, iş imkanları, finansal ve hukuki konuların yanı sıra gittiğimiz ülkeye özel ticari ve kültürel özellikleri de işliyoruz. Örneğin Quebec’de, Quebec Sanayii ve Ticaret Odası nezdinde “Kadın ve Ekonomik Ferahlık” teması üzerinde konferans ve Quebec’li ekonomik liderlerle networking imkanları sağlanacak. Oturum Başkanı Desjardins, Uluslararası Hizmet Geliştirme Müdürü Bayan Pascale Drapeau tarafından yürütülecek.”
 
Türk-Fransız Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Üyesi de olan ve yaklaşık bir yıldan beri NEWWW Başkanlığını yürüten Emel Efe Göksel, 23-24 Mayıs’ta İstanbul Ticaret Odası nezdinde ve UTICA iş birliğiyle ‘Tunus Türkiye İşbirliği Günleri’nde’ Türkiye’deki girişimci iş kadınlarına Tunus ile iş yapabilme imkanlarını sunacak.
 
milliyet.com.tr